Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

İnciraltı Tarih Cemiyeti | 18 Ekim 2017

Üste git

Üste

Yavuz ve Midilli’nin Cihan Harbi’ne katkıları

Yavuz ve Midilli’nin Cihan Harbi’ne katkıları

Birinci Dünya Savaşı’na Osmanlı Devleti’nin girişi yıllardır tartışılır. İddialar Almanların Osmanlı Devleti’ni emrivakiyle savaş soktuğu yönündedir. Bir diğer iddia da Yavuz ve Midilli’nin alınmasının yanlış olduğu ve Rus limanlarına saldırının gereksiz olduğu üzerinedir. Peki gerçekler öyle mi?

Osmanlı Devleti, Goben ve Breslau( Yavuz ve Midilli) adlı Alman gemilerinin Rus limanlarını bombalaması sonucu Almanların işgüzarlığı ile mi savaşa sokulmuştur?

ALMAN ZIRHLILARININ ALINMASI

ait Halim Paşalar dışında kimsenin haberi yoktu. Ancak öyle itiraz eden de olmadı. Osmanlı Devleti,Osmanlı-Alman ittifak antlaşmasının imzalandığı 2 Ağustos 1914 günü, genel seferberlik ilan edildi ancak savaşa girilmedi. 10 Ağustos 1914 günü İngiliz savaş gemilerinden kaçan Amiral Souchon komutasındaki iki Alman savaş gemisi Enver Paşa’nın hükümete danışmadan verdiği izinle Çanakkale Boğazı’ndan girdi. Olaydan Enver ve S tarafsızlık görünümünü sürdürebilmek için Alman zırhlılarını satın aldı.(1)

Osmanlı yönetimi, gökte aradığını yerde bulmuştu. Yakın ve acil tehdit Rusya’dan gelmekteydi. Bu nedenle Osmanlı yöneticileri,savaştan önce iki modern zırhlı almak için İngiltere’yle anlaşmışlar ve ödemeyi de peşin yapmışlardı. İngiltere 1914’ün Temmuz ayında hazır olan gemileri teslim etmedi. 2 Ağustos’ta ise gemilere el koyduğunu açıkladı ve ödemeyi de geri vermedi. Bu koşullarda iki Alman zırhlısının gelmesiyle, Osmanlı donanması Rus saldırısına karşı güçlenmiş oluyordu.

Bahrine Nazırı Cemal Paşa, Çarlık Rusya’sının Türkiye’nin can düşmanı olduğunu; başlıca ve vazgeçmesi imkansız emelinin İstanbul’u almak olduğunu ve son hücumunu yapmaya hazırlandığını berlirtir. İngilizlerin Osmanlı gemilerine el koymaya çok önceden karar vermiş olduklarını ve İngiltere’nin tutumunun Alman gemilerinin boğazlardan geçişinde Osmanlı hükümetini haklı gösterdiğini söyler.(2)

RUS LİMANLARININ BOMBALANMASI

15 Ağustos’ta Amiral Souchon, fiilen Osmanlı donanmasının başına geçti. Karadeniz’e çıkmak için baskı yaptı ve Enver Paşa da ona destek verdi. 9 Eylül’de Amiral Souchon, resmen Osmanlı donanması başkomutanı oldu ve 14 Eylül 1914 günü resmi geçit yapmak için Karadeniz’e çıkmak istediğini bildirdi.  Filo, 27 Ekim günü Karadeniz’e çıktı ve 29 Ekim’de Karadeniz’de Rus donanmasına taarruz etti. Yavuz zırhlısı, Rus donanmasının mayın gemisini batırdı, kömür gemisini zapt etti ve bir muhribi ağır ölçüde hasara uğrattı. Üç Rus subayı ve 72 er esir alındı. Yavuz, Sivastopol’u da borbardıman etti ve Koubanets torpidoçekerini (gambot) batırdı. Karadeniz’de Osmanlı üstünlüğü sağlandı ve Osmanlı Devleti savaşa girmiş oldu.

Enver Paşa, 24 Ekim 1914 günü General Moltke’ye çektiği telgrafında amacın Karadeniz’deki Rus filosunu batırarak deniz üstünlüğünü sağlamak olduğunu şu sözlerle belirtir:

Türk Silahlı Kuvvetleri, harp ilan etmeden Rus filosuna taarruz ederek, Karadeniz’de deniz üstünlüğünü ele geçirme talimatını almışlardır. Zamanı Souchon’un takdirine bırakmıştır.”

 

“Türk filosu Karadeniz’de üstünlüğü elde etmelidir. Rus filosunu arayınız ve nerede bulursanız orada harp ilan etmeden taarruz ediniz.”(3)

 

Bahriye Nazırı Vemal Paşa, 31 Ekim 1914 günü Küçükçekmece Meydanı’nda yapılan tatbikat sonrasında subaylara şöyle sesleniyordu:

Karadeniz’de donanmamız tarafından vuku bulan hareketler, bazı korkakların zannettikleri gibi, sırf Alman amiralinin, Hükümet-i Osmaniye’yi bir emrivaki karşısında bulundurmak için kendiliğinden yaptığı bir teşebbüs değildir. Bu hareket emr-i mahsus ile yapılmıştır. Alman generalleri, amiralleri, Hükümet-i Osmaniye’nin emrinde birer icra vasıtasından başka bir şey değildirler. Osmanlı Hükümeti’nin mukadderatını idare etmek mesuliyetini deruhte etmiş olan insanlar kimsenin nüfuz ve tesiri altında olmayıp fikir ve kararlarında müstakildirler. Türkler zelilane yaşamaktansa ise, milli istiklal ve haklarını silahlarıyla temin etmek veyahut şerefle ölmek için harbe girmişlerdir.”(4)

Bütün belgelerin kanıtladığı üzere, Karadeniz’de Rus filosuna taarruz, önceden kararlaştırılmıştır. Enver Paşa, Cemal Paşa’nın olurunu alarak taarruz emrini vermiştir.

SONUÇ OLARAK

Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesi süreci incelendiğinde donanmanın en öenmli etken olduğu görülmektedir. İngiltere’de inşa olunan Sultan Osman ve Reşadiye zırhlılarına İngiltere tarafından el konulması Osmanlı donanmasını etkisiz bir hale getirmişti. Buna rağmen Yavuz ve Midilli’nin satın alınması ve Almanya’nın Akdeniz filosu komutanı Souchon’un Osmanlı donanmasının birinci komutanı olması Osmanlı donanmasını etkili  bir konuma getirmiş ve Yavuz ile Midilli’nin Osmanlı donanmasına katılması, Karadeniz’de Osmanlı donanmasının Rus donanmasından üstün olmasını sağlamıştır. Rus donanması bu süreçte sürekli olarak Karadeniz’deki Osmanlı kıyılarında devriye geziyor ve Karadeniz Boğazı çevresinde mayınlama girişimlerinde bulunuyordu. Bu yüzden Rus donanmasından önce davranarak 27 Ekim 1914’te 11 parça  gemiden oluşan  Osmanlı donanması Karadeniz’e açılmış ve 29 Ekim 1914’te Rusya’nın Karadeniz limanları Sivastopol, Odessa, Novorosski ve Kefe’yi borbardıman ederek limanlarda tahribat meydana getirmiş ve Rus gemilerini batırmıştır. Bu olaydan sonra Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’na girmiştir. (5)

Kaynakça:

  • Birinci Dünya Savaşı ve Türk Devrimi, Doğu Perinçek, 3. Basım,Kaynak Yayınları, İstanbul, 2015, s. 79
  • Cemal Paşa, Hatıralar, haz. Alpay Kabacalı, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul, 2001, s. 143,150.
  • Birinci Dünya Savaşı ve Türk Devrimi, Doğu Perinçek, 3. Basım,Kaynak Yayınları, İstanbul, 2015, s.82
  • General Ali İhsan Sabis, Harp Hatıralarım, C.2,Mayıs Güneş Basımevi, Ankara, 1951, s. 47
  • Ozan Tuna, “Amiral Souchon’un Donanma Komutanı Olması ve Rus Limanlarının Bombalanması”, OTAM, 36 /Güz 2014, 201-227

EREN ÖZTÜRK

İNCİRALTI TARİH CEMİYETİ BAŞKANI