Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

İnciraltı Tarih Cemiyeti | 19 Kasım 2018

Üste git

Üste

Yorum Yok

Jöntürk Devriminin Parolası: Hürriyet

Jöntürk Devriminin Parolası: Hürriyet

Hürriyet, Musavvat, Uhuvvet ve Adalet…

Fransız Devriminden esinlenerek oluşturulan bu slogan en büyük şiarıydı Hürriyet Devriminin. Abdülhamit istibdadında mevcut olmayan özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve adaleti de beraberinde getirmişti devrim. 33 yıllık istibdat rejimi bu 4 kavramı da yerle bir etmiş, toplumun tüm ilerici kesimlerinin canına tak ettirmişti.

93 Harbinde alınan ağır mağlubiyetin yükünü Jöntürklere yıkarak Meşrutiyet’i ve onun devrimci birikimini hiçe sayarak kaldıran II.Abdülhamit, bununla da yetinmeyerek büyük bir baskıcı rejimi başlatmıştır. Çıkarılan tüm matbuat yayınlara sansür uygulanır, rejime muhalif ilerici aydınlar sürgüne gönderilir, tüm bunlarla birlikte gerici unsurlar beslenir ve yüceltilir olmuştu. Bunun en büyük ortaya çıkışı devrimden sonraki gerici 31 Mart isyanında görülmüştü.

Aydınlar, vatanseverler, Abdülhamit rejimine en ufak bir aykırı davranışta bulunan herkes tereddütsüz yargılanıp cezalandırılıyordu. Bundan muzdarip olanlar arasında Mustafa Kemal de vardır. Harp Akademisinden mezun olduktan hemen sonra tutuklanarak meşhur Bekirağa Bölüğü’ne kapatılmıştır. Suçu ise Abdülhamit’in arabasına Cuma selamlığı çıkışı bomba koymak. Yaklaşık 2 ay sonra gerçek dışı bir iddia olduğu anlaşılınca serbest bırakıldı. Ancak bu örnek gibi bir çok örneğin de sayılabilmesi mümkün.

DEVRİMCİLER ÖRGÜTLENİYOR

Durumun ciddiyeti bu kadar büyükken vatanseverler de harekete geçmişti. Bir çok cemiyet kurulmuş, vatanın Abdülhamit istibdadına son verip çağdaş, bağımsız ve özgür bir toplum kurma gayesi için mücadele etmişlerdir. Ancak bu mücadeleyi yürütmek kolay olmadığından Abdülhamit’in jurnalci hafiyelerine yakalanmamak kritikti. Bu yüzden bu örgütlenmeler özellikle başkent İstanbul’dan uzakta gerçekleşmişti. Mustafa Kemal’in Şam merkezli kurduğu Vatan ve Hürriyet Cemiyeti, Selanik’te kurulan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti ve Tıbbiye Mektebi’nde temelleri atılan Osmanlı Terakki ve İttihat Cemiyeti bunlardan en ön plana çıkanlarıdır. İşte devrimi gerçekleştirecek olan örgüt, bu üç vatansever cemiyetin bir araya gelmesiyle kurulan, fedai geleneğinin en büyük temsilcilerinden İttihat ve Terakki Cemiyeti’dir.

İttihat ve Terakki Cemiyeti, Abdülhamit rejiminden nasibini almış birçok vatansever aydın ve subayı bir araya getirmiştir. İttihatçılar karalıydı, fedai örgütüydü ve ihtilalciydi.

Ülke Abdülhamit döneminde emperyalistlere teslim olmuş, gericiliği meşru hale getirmiş, baskıcı politika zirve yapmış, milli kuvvetleri tasfiye etmiştir. Bu duruma son vermeyi üzerinde vazife gören İttihatçılar Selanik’te Talat Bey önderliğinde bir dizi toplantılar yaparlar. Toplantıların sonucu nettir. Meşrutiyet rejimi yeniden ilan edilecek!

PAROLA: VATAN

İhtilalin öncesinde Binbaşı Enver Bey ve Binbaşı Resneli Niyazi Bey komutasındaki iki birlik Makedonya dağlarına çıkar. Burada bir dönem karşı karşıya geldikleri Bulgar ve Makedon çeteleriyle ihtilal yolunda anlaşırlar.

Dağdan indikleri gün Selanik halkı tarafından adeta bayram havasıyla karşılandılar. Onlar Hürriyet Kahramanlarıydı. İttihat ve Terakki Cemiyeti, o gün II.Meşrutiyet’i ilan etmişti. Yurdun birçok yerinde insanlar Hürriyet Devrimini kutluyordu. Yıldız Sarayı’ndaki 33 senelik iktidarının artık sonuna geldiğini anlayan Sultan Abdülhamit’in de halkın Meşrutiyet’i benimsemesini kabullenmesi zor olmadı. O da Meşrutiyet’i tanımak zorunda kaldı.

Hürriyet Devrimiyle birlikte Türk Milleti için de büyük bir mücadele süreci başlamış oluyordu. Bu mücadele 1923’te anti emperyalist ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyet’inin ilan edilmesi ve Atatürk’ün Cumhurbaşkanı olduğu (1923-1938), arasız devrimler yaşadığımız sürece kadar devam etti.

Trablusgarp ve Balkan Savaşları, Büyük Cihan Harbi ve Milli Kurtuluş Savaşımızla birlikte Türk Milleti emperyalizmle mücadelenin fitilini ateşlemiş ve diğer dünya devrimlerinin önünü açmıştır.

Hürriyet Devrimindeki ordu millet birlikteliği, Sultan Hamit’in tahttan çekilmesinin de önünü açmıştır. Bu duruma 31 Mart Gerici İsyanıyla son vermek isteyen padişah, isyanın Hareket Ordusu tarafından ağır şekilde bastırılmasıyla tahttan indirilmiştir.

ORDU ve MİLLET BUGÜN DE BİRLİKTE

150 yıllık Türk Devrim birikiminin en büyük kazanımlarından biri de, millet ordu birlikteliğinin bugünlere kadar devam etmesidir. Gerek Milli Kurtuluş Savaşımızda olsun gerek 1960 Devrimi’nde olsun bu durumu çok net bir şekilde görebiliriz. Yine 24 Temmuz 2015 tarihinde başlatılan terörle mücadeledeki kararlı duruşla, en son gerçekleştirilmeye çalışılan Fetullah Terör Örgütü’nün darbe girişiminin def edilmesinde TSK ile Türk Milletinin kararlı duruşu bu mücadelede başarıyı da beraberinde getirmiştir. Bu darbe girişimi, Hürriyet Devriminin bugüne mirası olan ordu ve millet birlikteliği ile bertaraf edilmiştir.

Sonuç olarak Hürriyet Devriminin günümüze olan kazanımlar emperyalizmle kesintisiz mücadele ve tam bağımsızlıktır. Fedai geleneğinin bu büyük mirasını Türk Milleti hala yaşatıyor. Selam olsun antiemperyalist mücadele yolunda şehit düşen askerlerimize ve yurttaşlarımıza.

Kaan Arslan
İnciraltı Tarih Cemiyeti Başkanı

KAYNAKLAR:
1. Kemalist Devrim 8/Birinci Dünya Savaşı ve Türk Devrimi, Doğu Perinçek, Kaynak Yayınları
2. İttihat Terakki ve Jöntürkler, Kaynak Yayınları
3. Kısa Türkiye Tarihi, Sina Akşin, İş Bankası Kültür Yayınları