Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

İnciraltı Tarih Cemiyeti | 21 Nisan 2018

Üste git

Üste

II. Abdülhamit’in Pençesinde Basın ve Yayıncılık

II. Abdülhamit’in Pençesinde Basın ve Yayıncılık

II. Abdülhamit, Osmanlı tahtına çıkmadan önce ülkeyi meşrutiyetle yöneteceği yolunda “senet” vermişti. Gerçekten de saltanatının ilk dönemlerinde verdiği sözleri tutar gibiydi: Tahta geçtikten dört ay sonra, 23 Aralık 1876’da, Osmanlı’nın ilk anayasası Kanun-i Esasi ilan edildi. 19 Mart 1877’de Meclis-i Mebusan’ın toplanmasını sağladı.

Ne var ki kısa bir süre sonra başka bir kişiliği ortaya çıkmaya başladı: Mithat Paşa’yı sürgüne göndermekle başlattığı baskı rejimini, Osmanlı-Rus Savaşı’nı bahane edip Kanun-i Esasi’nin verdiği yetkiye dayanarak Meclisi kapatmasından sonra ezici bir istibdata dönüştürdü.  Vatanperverleri sürgüne yollamak, gazeteleri kapatmak, toplantıları ve belirli sözcükleri yasaklamak vb. gibi eylemlerle yıllarca sürecek ve gittikçe şiddetlenecek olan bu baskı rejimi, Abdülhamid’in tahta çıkışından aşağı yukarı bir yıl sonra başlayacak ve Milleti topyekûn derinden sarsacaktır.

Rejimin önemli dayanağı ise sansürdü. II. Abdülhamid döneminde aşama tanımaksızın sansür hat safhaya ulaşmış. Kapsamına yalnız gazete ve dergileri, kitapları almakla yetinmeyen, tramvay biletlerine, ilanlara, konyak şişesi etiketlerine kadar akla gelen ve gelmeyen her şeye yönelen bir sansür uygulanmaya başlandı.

Abdülhamit Sansürünün İlk Kurbanı: Mizah

Meclis-i Mebusan’ın kapatılmasından sonra yayımlanan bir kararname ile sansür konusunda bir adım daha ileri gidiliyor ve hükumete “zihinleri karıştıracak yayın yapan yayınları hemen kapatma” yetkisi veriliyordu. Bu kapsamda ilk hedefler mizah dergileri oluyor. Dergiler ya kapatılıyor ya da baskıdan verilmeden önce Abdülhamit’in hafiyeleri tarafında kontrol ediliyordu.

Yasaklanan Sözcükler

Abdülhamid sansürünün ilginç özelliklerinden biri de belirli sözcüklere getirilen yasaklamalardır.  Bu konu hakkında net bir liste bulunmamaktadır. Ancak sansür memurunun padişahın takıldığı ya da takılabileceğini düşündüğü bütün sözcükler her türlü yayından çıkarılmıştır. Bunlardan bazıları: Vatan, Millet, Cumhuriyet, İstibdat, Hürriyet ve direk kendisine hakaret olarak saydığı “Burun” kelimesinin kullanımı yasaklanmıştır.

inciraltitarih.com