Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

İnciraltı Tarih Cemiyeti | 23 Şubat 2018

Üste git

Üste

Yorum Yok

HAYDİ VATANIN EVLATLARI, ZAFER GÜNÜ GELDİ!

HAYDİ VATANIN EVLATLARI, ZAFER GÜNÜ GELDİ!

                                                                                                           (La Marseillaise Marşı’ndan)

1865 yılının Haziran ayı, Belgrad Ormanları… Ve hürriyet düşüncelerini uzun uzun tartışan 6 arkadaş… Menapirzade Nuri Bey, Sağır Ahmet Beyzade Mehmet Bey, İskender Beyzade Reşat Bey, Namık Kemal, Suphi Paşazade Ayetullah Efendi ve Refik Bey. Bu 6 arkadaşın yaptığı uzun tartışmalar, vatanseverlerin baskılara karşı bir örgüt kurma fikrini hayata geçirmişti o gün. Belgrad Ormanlarında başlayan serüven Avrupa içlerinden Taif çöllerindeki sürgünlere kadar gidecekti. Kendilerini Yeni Osmanlılar olarak adlandırdılar.

Örgüte bir de başkan seçildi: Ahmet Beyzade Mehmet Bey. Yeni Osmanlılar’ın tüzüğünü yazmak için Ayetullah Efendi gönüllü oldu ve 1800’lü yıllarda İtalya’da kurulmuş olan Carbonari Derneği’nin tüzüğünden ve Polonya’da kurulmuş yer altı örgütünün tüzüğünden yararlanıldı.

Yeni Osmanlılar, tüzüğünden yararlandıkları Carbonari örgütü gibi yapılanmasını oluşturmuştur. Kurucularının her birinin kendi çevresinde altı üye toplayarak hücreler oluşturmasını uygun görmüşlerdir. Üye sayısı kısa zamanda 245’e yükselirken, Yeni Osmanlılara üst düzeydeki paşalar ve görevliler de katılmıştır.

Mısır Hıdivi İsmail Paşa’nın kardeşi Mustafa Fazıl Paşa’nın padişahla ters düşmesiyle İstanbul’dan kovularak Paris’e yerleşmesi, Yeni Osmanlıların Avrupa serüveninin başlangıcı olmuştur. Peki, Mustafa Fazıl Paşa kimdi ve Yeni Osmanlıları Avrupa’ya niçin çağırmıştı? Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın torunu olan Mustafa Fazıl Paşa maliye ve maarif nazırlığı yapmış bir devlet adamıydı. Abdülaziz’in bir fermanıyla haklarından mahrum edilen Fazıl Paşa Paris’te Yeni Osmanlılara hamilik yapmış ve türlü desteklerde bulunmuştur; tabi padişahla araları düzelene kadar.

Mustafa Fazıl Paşa’nın çağrısı üzerine öncesinde Namık Kemal ve Ziya Bey Paris’e geçmiş ardından diğer örgüt kurucuları da Paris’e varmışlardır. Yeni Osmanlıların Avrupa’ya kaçışlarıyla birlikte haklarında gıyabında soruşturma açılarak; cemiyetin başkanı olan Mehmet Bey ömür boyu olmak üzere ötekiler de 12’şer yıldan hapse mahkûm edilmişlerdi. Peki, bu kadar gizli olan bir yapılanmayı kim ihbar etmiş olabilirdi? Bu ihbarcı yüzünden içlerinden kimileri tutuklanmış, kimileri ise ülkeden kaçmak zorunda kalmışlardı. Yeni Osmanlılar fazla zaman geçmeden örgütü ele verenin kim olduğunu bulmuşlardı: Daha ikinci toplantıdan görüşleri uyuşmadığı için örgütten ayrılan Ayetullah Efendi.

Yeni Osmanlıların Avrupa’daki çalışmalarıysa daha çok basın-yayın üzerinden ilerlemiş ve çok sayıda gazete ve dergi çıkartmışlardır. Ancak istisnai isimler olarak örgütün 3 kurucu ismi; Mehmet, Reşat, Nuri Beyler karşımıza çıkmaktadır. Mehmet, Reşat, Nuri Beyler Paris’te bir direnişin var olduğunu duyar duymaz Paris Komünü’nün içerisinde yer almışlar; komünün en kanlı günlerinde dahi mücadeleden ayrılmamışlardır. Bu konuyu sonraki yazılarımızda detaylıca ele alacağız.

Yeni Osmanlı Cemiyeti Abdülaziz baskıcılığına karşı Şehzade Murad’ı desteklemiştir. Özellikle Namık Kemal’in Murad’la çok yakın ilişkileri olmuş; birbirlerinin evlerine konuk olup gündem üzerine konuşmalar yapmışlardır. Yeni Osmanlılar İstanbul’a döndüklerinde Mithat Paşa önderliğinde öncesinde Şehzade Murad’ı, sonrasında ise 33 yıllık iktidarında özgürlük mücadelesi verenlere kan kusturacak olan Abdülhamid’i tahta geçirerek I.Meşrutiyet’in ilanında önemli rol oynamışlardır.

 

İTTİFAK-I HAMİYET, TÜRKİSTANIN ERBAB-I ŞEBABI, GENÇ TÜRKLER, YENİ OSMANLILAR…

Tarihte örgütün ismiyle alakalı çok farklı söylemler vardır. Örgütün ismi önceleri “İttifak-ı Hamiyet” olarak koyulmuş; bazıları “Türkistan’ın Erbab-ı Şebabı” adını öne çıkarmışlardır. Ancak örgütün kendisi “Yeni Osmanlılar” ismini benimsemiştir. Aynı zamanda “Jevne Turqvie”yi (Jön Türkleri) Tanzimatçılığın muhalifi olarak göstermiş ve bu ismi kullanmıştır. Bu söylemi cemiyetin kuruluş belgesine de koymuşlardır.

Genç Türkler kavramı yeni bir kavram değildir. Daha çok Avrupa’da oluşan yönetimlere muhalif kesimlerin oluşturdukları partilerin bir benzeri gibi görünmek olduğu için kullanılmıştır. Örnek olarak Genç Almanya (Aynı zamanda edebi bir akımdır.) , Genç İtalya ve Genç Polonya akımları verilebilir.

Yeni Osmanlılar, Fransız Devrimi’ni hazırlayan süreçlerden etkilenmiştir. Özellikle Montesquieu ve Rousseau gibi Fransız Devrimi’nin kavramcılarını benimsemiş ve bu fikirler doğrultusunda anayasal düzeni savunup Osmanlı’ya ilk anayasayı ve parlamenter sistemi getirmişlerdir. Tanzimat’ın aksine Batı taklitçiliğine sırt çevirmişlerdir. Ancak Tanzimat’ın getirdiği özgürlük ortamından yararlanmışlardır.

Tüm bu mücadelenin içerisinde Yeni Osmanlıların homojen bir yapıya sahip olduklarını söyleyemeyiz. Namık Kemal ve Ziya Bey Londra’da yayın çıkartırken; Mehmet, Reşat ve Nuri Beyler Fransız devrimcilerinin ve sosyalistlerinin Almanlara karşı verdiği vatan mücadelesi olan Paris Komünü’ne katılarak barikatların en önünde savaşmışlardır. Başka bir örnek olarak Namık Kemal’e “Vatan Yahut Silistre” oyunundan ötürü Magosa’da 3 yıl sürgün cezası verilirken Mithat Paşa Adliye Nazırlığı görevini yapmaktaydı. Bazı kaynaklarda Yeni Osmanlıların ortaklaştığı nokta olarak meşrutiyeti savunmaları gösterilmektedir; evet, bu çoğu için geçerlidir ancak istisnai isimler vardır: Kendilerini ilerici, devrimci olmakla birlikte meşrutiyeti yetersiz bulan ve cumhuriyetçi söylemleri bulunan Mehmet, Reşat ve Nuri Beyler.

SONUÇ OLARAK;

Osmanlı’nın çöküşü karşısında mücadele azmiyle harekete geçen bu fedailer grubu her ne kadar kendi içlerinde tamamen birleşemeseler de ortak noktaları Namık Kemal’in şu dizelerinde yatmaktadır:

“ Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin

Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azimetten.”

Özetleyecek olursak sürgünler, baskılar ve yoksulluklar karşısında kararlı devrim mücadelesi: İşte Yeni Osmanlılar.

Yeni Osmanlılar ile başlayan örgütlü devrim mücadelesi İttihat Terakki, Kuvayi Milliye ve 68 gençliği gibi farklı isimler almıştır. Ancak öz ve gelenek aynıdır. Bizler Türkiye Gençlik Birliği olarak bu bayrağı daha da yukarı taşıyor ve bu uğurda o fedai ruhunu yaşatmayı sürdürüyoruz.

 

İnciraltı Tarih Cemiyeti

İbrahim Okan Özkan ve Berke Mustafa Berkil

Kaynakça:

TOPUZ, Hıfzı, Paris’te Son Osmanlılar, 7. Basım, Ocak 2000, Remzi Kitabevi

TOPUZ, Hıfzı, Taif’te Ölüm, 2. Basım, Ocak 1999, Remzi Kitabevi

TOPUZ, Hıfzı, Vatanı Sattık Bir Pula, 6. Basım, Şubat 2014, Remzi Kitabevi

AKŞİN, Sina, Kısa Türkiye Tarihi, 14.Basım, Şubat 2011, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları