Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

İnciraltı Tarih Cemiyeti | 19 Haziran 2018

Üste git

Üste

Yorum Yok

Bir İmparatorluğun Çöküşüne İsyan: Bâb-ı Âli Baskını

Bir İmparatorluğun Çöküşüne İsyan:  Bâb-ı Âli Baskını

21. Yüzyılda Emperyalizmin çeşitli siyasi argümanları ve yaptıkları propagandayla gerçeğin çarpıtıldığını görmekteyiz. Ülkemizde neoliberal aydınlar, “Darbeler tarihinin başlangıcı, Tepeden inme bir askeri darbe vb.” gerçek dışı söylemlerle İttihat Terakki’nin gerçekleştirdiği Bâb-ı Âli Baskını’na saldırmaktadırlar. Bugün Bâb-ı Âli Baskını’nın gerekliliğini ve nedenlerini kavramak, devrim tarihimize yapılan saldırıları göğüslemek açısından hayati önem taşımaktadır.

İttihat Terakki’nin Denetleme Yılları

1908 Hürriyet Devrimi’ni gerçekleştiren ve II. Abdülhamit’in kapattığı Mebusan Meclisi’nin tekrardan açılmasını sağlayan İttihat Terakki, siyasi iktidarı tamamen almayıp geriden gerçekleştirdiği müdahaleler ile ülkeyi yönetmeye çalışmıştır. 1912 yılına kadar gerçekleşen her seçimde mecliste çoğunluğu alıp, devlet yönetiminin önemli mevkilerine İttihatçılar yerleşmiş olmasına rağmen siyasi iktidarın esas temsilcisi  “Karar Alıp – Uygulama” yetkisinin sahibi olan Sadrazamlık diğer siyasi gruplara bırakılmıştır.

1912 yılına kadar İttihat Terakki’nin siyasi iktidarı “Denetleyen” pozisyonda olduğundan ötürü, yapılması planlanan ordu ve devlet bürokrasinin modernleşmesini sağlayacak reformlar tam anlamıyla gerçekleşememiştir. 1912 yılına geldiğimizde ise ittihatçı düşmanı Kâmil Paşa hükümetinin kurulması olumsuz sonuçları da beraberinde getirmiştir. İttihat Terakki’nin uzaktan müdahaleler ile iktidarı yönetme sisteminin sonunu getirmekle kalınmamış zaten tam anlamıyla gerçekleşemeyen modernleşme hareketinin önü kesilmiştir. Diğer olumsuz sonuç ise I. Balkan Savaşı büyük bir hezimetle kaybedilmiş. Batı Trakya ve Edirne toprakları tamamen Balkan devletlerine teslim edilmiştir. Bulgaristan ordusu Çatalca’ya kadar ilerleyerek, İstanbul’u tehdit etmeye başlamıştır.

Selimiye Camii’ni arkasına alarak fotoğraf çektiren Bulgar atlıları

 

Bâb-ı Âli Baskını’na Giden Süreç

Bâb-ı Âli Baskını’na giden süreci incelediğimizde iki ana neden karşımıza çıkmaktadır. İlki, İttihat Terakki’yi ve Osmanlı halkını derinden etkileyen I. Balkan Savaşı’nda yaşanan hezimet.  600 yıldır elimizde bulunan Rumeli, Selanik ve 88 yıl Osmanlı başkentliğini yapmış Edirne’nin Kâmil Paşa hükümeti tarafından balkan devletlerine teslim edilmesidir.

Edirne’nin işgal kuvvetlerine teslim edilmesi Osmanlı halkı açısından bardağı taşıran son damla olmuş; Erzurum, Diyarbakır ve Rumeli başta olmak üzere memleketin bütün vilayetlerinden Kâmil Paşa hükümeti karşıtı isyanlar çıkmaya başlamıştır. Bu isyanlar İttihat Terakki’nin Bâb-ı Âli Baskını kararını almalarında esas etkenlerden olmuştur.

İkincisi ise Kâmil Paşa’nın tam bir İttihatçı düşmanı olması ve İttihat Terakki üyelerine karşı bir baskı politikası uygulamasıydı. Cemiyetin İstanbul’daki binası kapatılmış, birçok İttihat Terakki üyesi tutuklanmış; Talat Bey, Enver Bey gibi merkez yöneticileri ise bir süre saklanmak zorunda kalmıştır. Durumun vahameti ortadaydı, 1908’de gerçekleşen devrim 5 yıl sonra Kâmil Paşa hükümetinin balyozları altında ezilmekte, devrimi kurtarma görevi ise ittihatçı fedailerin önünde durmaktaydı. Talat Bey’in evinde gerçekleşen toplantıda yapılan tartışmalar sonucu Bâb-ı Âli Baskını kararlaştırılır ve hazırlıklara başlanır.

Devrimin Kurtarıldığı Gün: 23 Ocak 1913  

Büyük gün gelmiş çatmış, 23 Ocak günü tüm hazırlıklar tamamlanmıştı. Bâb-ı Âli çevresinde birçok ittihatçı fedai beklemekte, Talat Bey ve Sapancalı Hakkı devriye gezmekteydi. Kara Kemal ve arkadaşları postane binasını basıp Bâb-ı Âli’nin dış bağlantılarını kesmiş, Yenibahçeli Nail, Azmi ve Sudi beyler polis merkezini basıp asayişi sağlamış ayrıca gerçekleşebilecek tüm olumsuz koşullara karşı gerekli önemler alınmıştı. Talat Bey’in işaretiyle Enver Bey, Yakup Cemil ve Ömer Naci’nin de içlerinde bulunduğu fedailer grubu Bâb-ı Âli’yi basıp, Kâmil Paşa’ya istifasını imzalattırmıştır. İstifa Beyannamesini alan Enver Bey, Padişah’a teslim etmeye giderken, Bâb-ı Âli Baskını’nı duyan Osmanlı Halkı, İstanbul sokaklarını ve meydanlarını “Yaşasın Vatan, Yaşasın Millet, Yaşasın İttihat Terakki” sloganlarıyla inletir. Enver Bey, İstifa Beyannamesini V. Mehmed’e teslim eder, birkaç saat sonra Kâmil Paşa hükümetinin yerine Mahmut Şevket Paşa hükümeti kurulur, Mahmut Şevket Paşa hükümetiyle birlikte İttihat Terakki’nin tam olarak iktidar olduğu dönem başlar.

Baskının gerçekleştiğinin duyulmasının ardından Bab-ı Ali’nin önünde toplanan kalabalık 

Sonuç Olarak

Bâb-ı Âli Baskını Osmanlı Devleti için bir milat olmuş, Denetleme pozisyonunda ki İttihat Terakki iktidarı tam olarak eline alarak köklü değişikliklere girişmiştir. Ekonomi de Milli bir çizgi izlenip kapitülasyonların kaldırılması gibi önlemlerle ekonomik bağımsızlığın sağlanması amaçlanmıştır. Ordu ise, Genelkurmay’dan Piyade tümenine kadar yeniden yapılandırılmış, ilk olarak II. Balkan Savaşı ardından Çanakkale ve Kurtuluş Savaşını kazanan ordunun temelleri yaratılmıştır. Kemalist Devrimi gerçekleştirecek kadroların yetişmesini ve Modern Ordu yapısındaki eksikliklerinin tamamlanmasını sağlayan Bâb-ı Âli baskını ayrıca Hürriyet Devrim’inin devamlılığını sürdürmesi açısından hayati önem taşımaktadır. Bâb-ı Âli Baskını’na Abdülhamit’in, Kâmil Paşa’nın, emperyalizmin baktığı yerden bakarsak onu anlayamayız ve gerçeği göremeyiz. Bâb-ı Âli baskınını ancak Edirne’yi düşmana teslim etmemek için 5 ay çarpışan Şükrü Paşa ve askerlerinin baktığı “Vatan Savunması” mevziisinden, ya da istibdat yönetiminin baskısı altında ezilen ve isyanlara önderlik eden Osmanlı halkının baktığı “Hürriyet” mevziisinden bakarsak anlayabiliriz, işte o zaman Bâb-ı Âli Baskını’nın yakıcı önemini kavrayabiliriz.

Umut Gör

İnciraltı Tarih Cemiyeti Üyesi

Kaynakça

  • Çavdar, Tevfik, Talat Paşa – Bir Örgüt Ustasının Yaşam Öyküsü, Dost Yayınları, Ocak 1984
  • Ahmad, Faroz, İttihat ve Terakki, Kaynak Yayınları, 9. Basım, İstanbul, Nisan 2013
  • Çiçek, Hikmet, Babıâli Baskını Milli Mücadele’nin İşaret Fişeğidir, Aydınlık Gazetesi, 23 Ocak 2013
  • Diş, Aykut, http://oncugenclik.org.tr/aykut-dis-yazdi-muzmin-muhalif-populizmi-ve-ismail-enver/
  • Berkil Mustafa, Berke, O yazıya itiraz var, http://odatv.com/n.php?n=o-yaziya-itiraz-var-2401161200