Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

İnciraltı Tarih Cemiyeti | 19 Kasım 2018

Üste git

Üste

Atatürk’ün Yazdığı Şiirler

Atatürk’ün Yazdığı Şiirler

Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük devrimci önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün zaman zaman yazılar kaleme aldığı, bunları belli dönemlerde gazetelerde yayınladığı, bazılarını ise kitaplaştırdığını biliyoruz. (Bkz: Din ve Laiklik Üzerine, Geometri Zabit ve Kumandan ile Hasbıhal ve Diğer Askeri Yazılar, Hatırat Sayfaları, Nutuk – Gençler İçin, Kürtler, Emperyalizm ve Tam Bağımsızlık)

Atatürk’ün bilmediğimiz bir başka yönü ise, şairliği… Yayınlanan bazı şiirlerin Atatürk’e ait olduğu söylentisi mevcut. Ancak tarihçi Sadi Borak, yazdığı bir yazıda bunların Atatürk’e ait olmadığını dile getirmişti. Sadi Borak’ın Atatürk’e ait olmadığını söylediği şiirler bir kenara dursun, biz Ata’mızın yazdığı bilinen iki şiiri siz değerli okuyucularımıza sunuyoruz. İyi okumalar…

HAKİKAT NEREDE? (OĞUZOĞULLARI)

Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.
Asya’nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa’nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz, Batıdan yine biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk, bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri!
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Dünya o zaman görecek hakikat nerede,
Hakikat nerede?

*Atatürk bu şiiri 1932 yılında İsmail Habib Sevük’e dikte ettirmiştir.

FİKRİYE!

Bir hüzün gibi geldi geçti vuslatımdan,
Şekvacı olmadı yorgun başımdan.

Lezzet-i şinasiydi sunduğu kahve fincanından,
İzmihlâli mümkün değil sızlayan vicdanımdan.

Varsın çeksin bu dimağ, unutmaz seni,
Kimse dolduramadı yürekteki yerini.

Bir kadeh gibi sunmuştun ölümsüz sevgini,
Çaresiz yürek nedendir, bilmedi kadrini.

Terk-i hayat ne der, bilemem amma,
Bir ümmid-i hayaldir buluşmak orada.

Dilerim sübut bulur, kanayan yara da,
Aşk-ı muhabbet biter mi cennet-i alâda.

İçsende bir kadeh hayat iksirinden,
Zamansız ayrıldım, bilinsin Fikriye’den.

Bıkmadım ki doyayım o narin ellerinden,
Ummid-i aşkım saracak onu cefakâr teninden.

26 Ağustos 1926  sabahı/Çankaya

*Bu şiiri, Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen’in manevi oğlu Eriş Ülger ortaya çıkarmıştır.

inciraltitarih.com