Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

İnciraltı Tarih Cemiyeti | 11 Aralık 2018

Üste git

Üste

Andımız ve Cumhuriyetin Devriminin Yarattığı Gençlik

Andımız ve Cumhuriyetin Devriminin Yarattığı Gençlik

Her devrimin sürdürülebilmesi için kendi kadrolarını yaratması gerektiği gibi, kendi gençliğini de sürdürmesi gerekliliği vardır. Çünkü o kadroların yaptığı devrimi ve devrimleri sürdürebilmek için devamcısı olacak gençliğe de ihtiyaç vardır.

Gençliğin devrimlerdeki önemini görmek için çok uzaklara gitmeden Türk devrim tarihine bakmamız yeterli olacaktır. Türk devrimlerinin başarıya ulaşmasında gençliğe dayanması vardır. Gerek 1876, gerek 1908, gerekse 1920 devrimlerimiz, mücadeleye gençlik yıllarında atılan devrimcilerle gerçekleşmiştir. Bu yüzden devrimi yapan kadrolar, bu geleneğin sürdürülmesi için gençliğin önemini defalarca kez vurgulamışlardır.

Atatürk devrimlerin bekçisinin gençlik olduğu her konuşmasında ifade etmiştir. Öyle ki, Gençliğe Hitabe, Bursa Nutku gibi tarihi konuşmaların odağı gençliktir. Atatürk, yapılan devrimlerin sürdürülebilmesi için devrimin programını benimsemiş, çağdaş bir gençlik yaratılmasına fazlasıyla kafa yormuştur. Eğitim, kültür, sanat, bilim, siyaset ve daha birçok alanda gençlik, bu amaç doğrultusunda yetiştirilmiştir.

İşte böyle bir programın uygulayıcısı olması için Milli Eğitim Bakanlığına Dr. Reşit Galip getirildi. Millet kavramının bilinçlere yerleşmesinde hayli çalışma yapan Reşit Galip, Türk kültürünü, gelenek ve göreneklerini halka anlatmak kurulan Halkevlerinde görev almış, Türk dilinin gelişmesi, Arapça ve Farsça ifadelerden temizlenmesinde büyük önem arz eden Türk Dil Kurumunun kuruluşunda yer almış ve başkanlığını yapmış, TDK’nın dergisinde başyazarlık yapmış, Türk eğitim sisteminin gelişmesi için üniversite reformu yapmış, İstanbul Üniversitesinin kuruluşuna öncülük etmiş bir isim. Kısacası Atatürk’ün fikir fedaisi…

Reşit Galip, işte bu dönemde öğrencilerin her sabah derse başlamadan önce okullarda okuması için Andımız’ı (Öğrenci Andı) yazdı. Ancak Andımız, sabahları okunan herhangi bir anttan ibaret değildi. Andımız’ı okuyarak güne başlayan öğrenciler, vatan ve millet için emperyalizme karşı tam bağımsız Türkiye’yi ve Atatürk programını sürdürme kararlılığını ortaya koyuyor, bunun için ant içiyordu.

Varlığını Türk varlığına armağan eden gençlik

Cumhuriyet devrimi ile milli bir devlet kuruldu. Emperyalizmin yükseldiği dönemde onu yenerek kurulan bu milli devlet, yarattığı değerleri halkına kavratmak ve sürdürtmek mecburiyetindeydi. Ki devrim başarıya ulaşabilsin… Reşit Galip, Andımız’ı bu bilinçle yazdı ve öğrencilerin her sabah okumasını sağladı. Bugün Andımız’a karşı yapılan saldırılarda “ırkçı”, “kafatasçı zihniyetin ürünü” gibi söylemlerin dile getirilmesi, Türk milletinin emperyalizme karşı verdiği mücadeleyi hiç saymaktadır. Andımız’ın yazılmasındaki asıl amaç, gerçek kafatasçı olan emperyalizme karşı savaşı sürdürmektir.

Andımız Batının tarih tezi olan, “Türkler geri ırktır, Avrupalılar ileri ırktır. Avrupalılar Türklere hükmetmelidir”e karşı mücadelenin simgesidir. Andımız’a saldırmak, emperyalizme karşı yürütülen savaşta emperyalizmin yanında yer almaktır. Bugünün en büyük gerekliliği, emperyalizme karşı milli devleti savunmaktır. Çünkü emperyalizm, milli devletleri hedef almaktadır. Milli bilinciyle ayakta kalan devletler, emperyalizmin her daim baş belası olmuştur, kendi topraklarına eli kanlı katilleri sokmamıştır.

Andımız’ı “çocuklar her sabah soğukta okuyor, üşüyorlar” diyerek kaldırmak, Kurtuluş Savaşı sırasında Van’da cepheye mühimmat taşıyan 120 gencin mücadelesini hiçe saymaktır. Andımız’ı “Türk olmayanlar da var, onlara zorla okutuluyor” diyerek kaldırmak, Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında omuz omuza çarpışan bir milleti bölmektir, emperyalizmin ekmeğine yağ sürmektir. Atatürk, “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türk halkına, Türk milleti” diyerek Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan tüm vatandaşları birleştirmiştir. Böylece emperyalizme karşı çelik bir duvar yaratılmıştır.

Vatanın kurtulması için sadece cephede savaşarak verilemeyeceğini bilmek, diğer tüm alanlarda savaşmak için kılıçları hazırlamayı gerektirir. Emperyalizmin eğitim, kültür, bilim, sanat alanlarındaki saldırılarına göğüs gerebilmek ve bertaraf edebilmek için bütün kılıçlarımı en keskin hale gelene kadar bileylemeliyiz.

Kaan Arslan

İnciraltı Tarih Cemiyeti Üyesi

inciraltitarih.com